Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Articles

Daralt

Üyelerimizin, metin ve görsel içerik alıntıları olarak her konudaki paylaşımlarını içerir.

  •  
  • Süzgeç
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
yeni yazılar

  • Milyon Taşı

    Milyon Taşı



    "Büyün yollar Roma’ya çıkar" çok bilinen söz. Zannedilir ki İtalya'nın başkenti Roma için söylenmiştir, ama kastedilen Roma, "Nouva Roma", yani "Yeni Roma", yani "Konstantinople", yani "İstanbul" imiş.

    Hikayesi ise şöyleymiş:

    Bizans İmparatoru Büyük Konstantin (272- 337), sadece beş bin kişinin yaşadığı Byzantium'u, Roma İmparatorluğu'nun başkenti yapmak ve yeni bir şehir yaratmak için 324 yılında kolları sıvar ve yedi tepeli şehri 14 bölgeye ayırarak işe koyulur.

    Büyük bir saray (İmparatorluk Sarayı), Senato Sarayı, Aya İrini Kilisesi, Kutsal Havariler Kilisesi (bugün yerinde Fatih Camisi var), Ayasofya (başlar ama bitiremez), 33 bin kişilik bir Hipodrom, su kemeri, kendi adını taşıyan heykellerle süslü bir meydan (Çemberlitaş), annesi Augusteum adına bir meydan inşa edilir ve şehir ülkenin her tarafından getirilen antik...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • The Photographer Of Mauthausen

    The Photographer Of Mauthausen




    1943 yılında II. Dünya Savaşı'nin en şiddetli geçtiği bir dönemde, Mauthausen toplama kampında yaşayan mahkumlar için hayat son derece çok acımasız ve zalimdir.

    İspanya İç Savaşı'nda General Franco'ya karşı savaşan İspanyollar, savaştan sonra General Franco tarafından serbest İş Gücü olarak, Üçüncü Reich'e hediye verilmiştir. Nazilerin diğer 'uygunsuz' esirleriyle birlikte, Mauthausen toplama kampında tutulup, taş ocaklarında çalışmaya zorlanmaktadırlar.




    Nazilerin ve Kapos'un (düzeni sağlamak için gardiyan çalışan Nazilerle iş birliği yapan mahkumlar) neden olduğu vahşet ortamında, genç Francesc Boix, SS komutan ve fotoğrafçı Paul Ricken'in sağ kolu olarak, 'Mauthausen belgelendirme fotoğrafçısı' olarak çalışmaktadır.





    Nazilerin belge tutma isteminin çok ötesinde Paul Ricken, ortamı kendi sanatının bir sahnesi olarak kullanmaktadır. Ancak, çektiği fotoğraflar, yaşanan...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Orhan cem çetin ile “galip” üzerine

    Orhan cem çetin ile “galip” üzerine

    Odaklanmak ya da odaklanmamak





    12.03.2019

    Söyleşi: Anıl Olcan



    Bundan 19 sene önce, 48 yaşındayken ardında iki cümlelik veda mektubu bırakarak aramızdan ayrılan fotoğrafçı Galip Caner’den kalan bir kutu fotoğrafın ortaya çıkması… Bu evrak-ı metrukenin verdiği esinle yirmi sanatçının bir araya gelmesi… Bağımsız sanat alanı Pasajist’te atölye çalışmaları yürütmesi ve arşiv-miras-intihar-ölüm temalı bir “süreç sergi”nin vücut bulması: “Galip” Eda Emirdağ koordinatörlüğünde sürdürülen bellek tazeleme sürecinin ilk aşaması 1 Şubat-16 Mart tarihli ön sergiydi. Projenin açılış konuşmasını yapan Orhan Cem Çetin’in kapısını çaldık, fotoğraf sanatının duayen ismiyle “Galip”in temalarında gezindik.








    Galip ile yolunuz nasıl kesişti?

    Orhan Cem Çetin: Eda Emirdağ üzerinden bir rica geldi. “Böyle bir arşive ulaştım, çok ilgimi çekiyor, bir yandan...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Charlie Chaplin'in hayat hikayesi

    Charlie Chaplin'in hayat hikayesi




    Siyah beyaz bir palyaço suretinde yüzümüzü güldüren, melon şapkalı Şarlo'ya can veren Charlie Chaplin'in hayat hikayesidir.






    Bir zamanlar Amerika'da istenmezken, yıllar sonra Oscar ile ödüllendirilip ayakta alkışlanan adam, Charlie Chaplin. Can verdiği Şarlo karakteriyle hepimizin kalbinde altın varaklı bir tahta sahip olan Charlie, ailesinden yana yüzü gülmeyen sanatçılardan.

    Hayatın gerçekleriyle çok erken yaşta tanışan Charlie, bütün yaşadıklarının üstünden ezerek geçmiş ve kendisine birçok kimlik yaratmıştır. İşte karşınızda, oyuncu, yazar, yönetmen, komedyen, kurgucu, besteci Charlie Chaplin. Charlie Chaplin'in çocukluğu




    16 Nisan 1889'da Londra'da doğduğunda ailesinin ona verdiği isim, Charlie Spencer Chaplin'di. Başkentin alt tabakalarındaki East Lane, Wolwart'da sefalet ve yoksulluğun ortasına doğmuştu ve burada büyüyecekti. Üstelik ciğerlerini oksijenle...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Semiha ES - Dünyanın ilk kadın savaş fotoğrafçısı

    Semiha ES - Dünyanın ilk kadın savaş fotoğrafçısı

    Haftanın beş gününü Kore'de cephelerde geçirirdik. Hafta sonlarında askeri uçakla Tokyo'ya giderdik. Hafta boyunca, karargahlarda, kadın gazetecilere ayrılan barakalarda yatardım. Tahta ranzalarda, soyunmaya bile fırsat bulamadan kıvrılır, uyumaya çalışırdım. Cephede bir bölgeden ötekine giderken, bomba yüklü kamyonlarda, sandıkların üzerinde otururduk.





    Bir gün, bir uçağın yakınlarımızda bir yere düştüğü haberini almıştık. Hemen ciplere atlayıp uçağın bulunduğu yere gittik. Aslında uçak düşmemiş, mecburi iniş yapmıştı. Uçağa koştum. Parmağımı deklanşöre basmak üzereyken Hikmet büyük bir telaşla geldi, beni hızla geriye savurdu ve kendisi fotoğraf çekmeye başladı. O anda kocamın, önemli bir görüntüyü yakalama şansını bana bırakmak istemediğini düşündüm. Ama daha sonra Hikmet'in uçağın infilak edeceğini düşünerek benim hayatımı kurtarmak istediğini öğrenince çok duygulandım.





    Küçükken de bir fotoğraf makinem
    ...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Gerçek olaylardan esinlenilmiş 35 Film

    Gerçek olaylardan esinlenilmiş 35 Film

    Not: Film sıralaması IMDb sitesine göre yapılmıştır. Film özetleri beyazperde'den alınmıştır.1. Soul Surfer (2011) | IMDb: 7,1

    Genç sörfçü Bethany Hamilton, bir köpek balığı saldırısı sonucu kolunu kaybetmiştir. Ancak sörften vazgeçmeyip korkularının üstesinden gelerek tekrar denize açılır. Başrollerde Dennis Quaid, Helen Hunt ve Anna Sophia Robb'ı izlediğimiz film, gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır...

    Soul Surfer (2011)2. The Aviator (2004) | IMDb: 7,5

    Film, hiçbir şey olanı milyarlara dönüştüren Howard Huges üzerine bir biyografik çalışmadır. Kendisi havacılık ve sinema alanında parlasa da aşk hayatı da yeterince göz kamaştırıcıdır. İkinci Dünya Savaşında bile uçaklarını savaş uçaklarına uyarlayarak kariyerini yukarılara çıkartmıştır. Ancak her şey Hughes için doğru değildir çünkü onun kendi üzerinde yarattığı baskı birçok erkeğin asla tahammül edemeyeceği türdendir. Gökler Hakimi’nde dikkati çeken isimler Leonardo DiCaprio ve Cate Blanchett olarak seyircisi ile buluşuyor....
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Film Sahnelerinin Matematiği

    Film Sahnelerinin Matematiği




    İkonik filmlerin her sahtelerinde bir matematik var. Görüntüye giren özne ve nesnelerin, kamera tarafından tespiti, keyfe-keder yapılmış değil... İzleyenin en etkileyici şekilde algılayabilmesi, her sahnenin anlaşılabilirliğiyle, verdiği mesajı doğru, yerinde ve ayrılan sürede ulaştırabilmesiyle mümkün... Aslında, görüntü yönetmenlerinin işi çok fazla ve gerçekten iyi bir görüntü yönetmeni gerçekten büyük fark yaratabiliyor...

    Size onlarca örnek ekleyeceğim. Özne ve nesnelerin yerleştirilişi, leke dengesi, en önemlisi yerindelik ve algıyı yönetme ne kadar önemli...























































    ...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Sen Mutluluğun Resmini Yapabilir Misin Abidin?

    Sen Mutluluğun Resmini Yapabilir Misin Abidin?

    Abidin Dino ile Nazım Hikmet'in dostlukları çok iyi bilinir.


    Abidin Dino, Nazım Hikmet Ran ve çok sevdiği eşi Vera, Paris’te bir otel odasında kalmaktadır. Nazım Hikmet, gecenin bir yarısı eline kalemini almış eşi Vera’ya “Saman Sarısı” adlı şiirini yazmaktadır. Eşi Vera çoktan uyumuştur. Nazım ve Abidin, otel odalarının penceresinden Sen ırmağını gören çatı katındaki otel odalarının pencerelerinin başında oturmuşlardır. Abidin de bir yandan bir şeyler çizmektedir. Nazım’ın şiirinin içindeki şu mısradan anlıyoruz bunu:

    “Abidin uçsuz bucaksız hızın renklerini döktürüyor.”

    Aynı zamanda Nazım, yakın arkadaşı olan Abidin Dino’nun yaptığı resimlere hayranlık da duymaktadır. Yine o gece yazdığı şiirin içindeki şu mısralardan bu durum fazlasıyla sezilmektedir.

    “Yüz elliye altmışın meydanlığında
    suda balıkları nasıl görüp suda balıkları...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • John Berger ve “Bir Fotoğrafı Anlamak”

    John Berger ve “Bir Fotoğrafı Anlamak”

    Berger, bir fotoğrafa nasıl bakmamız gerektiği konusunda bir yol gösterici niteliğinde.




    Kitabı satın almak için:
    https://www.dr.com.tr/Kitap/Bir-Fotografi-Anlamak/Sanat-Tasarim/Fotograf-Grafik-Sanati/urunno=0000000674413?
    gclid=Cj0KCQjwjbveBRDVARIsAKxH7vnl9ygz1i9sMe8R18Mb ggZSQ8ZTDzM8PUVO-jAvY5HFiSUdsCgUOOkaAhjxEALw_wcB





    Geoff Dyer’in John Berger’in yazılarını hazırlayıp sunduğu Bir Fotoğrafı Anlamak kitabını elinize aldığınızda W. Eugene Smith’e ait “Cennet Bahçesine Yürüyüs” adlı kapak fotoğrafı ile karşılaşıyorsunuz. Karanlık bir orman mı yoksa bahçe mi olduğunu bilmediğiniz belirsiz bir ışığa doğru yürüyen el ele tutuşmuş iki çocuk. Fotoğrafın adı sizi yönlendirse de fotoğraf sizde başka bir kaybolma hissinin ve başka görünümlerin oluşmasına neden oluyor.

    Bu noktada aklımıza ilk gelen şu: John Berger’in sorduğu gibi, bir fotoğrafa herkes...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Selçuk Taylaner

    Selçuk Taylaner

    ...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • 26 Ağustos ve İstiklal Marşı

    26 Ağustos ve İstiklal Marşı

    26 Ağustos 1922, Büyük Taarruzun başladığı gün. Bu günün önemini en güzel anlatan, İstiklal Marşı’nın Sözleri ve Altında Yatan Derin Anlamı sizlerle paylaşmak istedim.




    Kurtuluş savaşı sırasında milletin moralini yüksek tutacak ve aynı zamanda da bağımsızlığın sembolü
    olacak milli bir marşa ihtiyaç duyuluyordu. Hem şair hem de bir milletvekili olan Mehmet Akif Ersoy
    hiçbir menfaat gözetmeksizin eline kalemi aldı ve İstiklal Marşı’nı Türkiye Cumhuriyeti’ne kazandırdı.
    İstiklal Marşı’nın yazıldığı şartları göz önünde bulundurarak her bir kıtanın altında yatan derin anlam
    yazımızın devamında…


    1.
    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.




    İlk kıtada Mehmet Akif Türk milletinin milli duygularını ortaya çıkarmak ve onlara cesaret...
    Genişlet | Tümünü Oku...

  • Kodachrome

    Kodachrome



    A.G. Sulzberger’in The New York Times için yazdığı bir makaleden yola çıkan "Kodachrome"un konusu şöyle: Matt Ryder (Jason Sudeikis), uzun yıllardır ayrı kaldığı ve ölmekte olan babası Benjamin (Ed Harris) ile birlikte ülkeyi boydan boya arabayla geçmek zorunda kalır. Dünyanın en ünlü fotoğrafçılarından biri olan Benjamin, ‘Kodachrome’ film basabilen son laboratuvar kapanmadan önce, elindeki dört eski film rulosunu laboratuvara götürmek istemektedir. Benjamin’in hemşiresi Zoey (Elizabeth Olsen) ile birlikte üçlü, geçmişlerini arkada bırakarak, analogtan dijitale geçen dünyada bir seyahate çıkarlar.






    ...
    Genişlet | Tümünü Oku...
Bu bölüme henüz makale gönderilmedi.
 
  • Süzgeç
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
yeni yazılar
Abone olduğunuz mesajları görmek için hesabınıza giriş yapın.

Son Eklenenler

Daralt

Konular İstatistik Son Mesaj
Started by HakanGunes, 31-05-2019, 10:47 AM
1 yorum
42 gösterim
5 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 14-03-2019, 10:25 PM
0 yorum
22 gösterim
1 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 08-03-2019, 11:34 AM
0 yorum
40 gösterim
5 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 02-03-2019, 12:30 AM
0 yorum
41 gösterim
7 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 28-02-2019, 09:19 AM
0 yorum
24 gösterim
3 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 08-02-2019, 09:39 AM
1 yorum
40 gösterim
1 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 04-01-2019, 02:38 PM
2 yorum
63 gösterim
6 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 28-11-2018, 04:57 PM
0 yorum
61 gösterim
2 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 23-10-2018, 02:44 PM
0 yorum
30 gösterim
2 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Started by HakanGunes, 27-09-2018, 09:23 PM
3 yorum
77 gösterim
6 beğeni
Son Mesaj HakanGunes  
Lütfen bekleyin...
X